Ana içeriğe atla

kaybetme korkusu

 bugün -29 nisan- babamın doğum günü, 1 hafta önce de annemin resmi kayıtlı olmayan doğum günüydü.

buraya gelme kararı aldığımdan beri, geldikten sonra kötü bir şey olacak duygusu oluştu, yani sevdiklerime bir şey olacak ve ben çok uzakta olacağım tedirginliği. çalan telefon ve gelen mesajlar aileden birindense özellikle, kalbim bir hop ediyor.

bunun iki temel sebebi var, biri az önce söylediğim duygu diğeri ben buraya geldikten sonra endişelendirecek 2 haberi tesadüfen öğrenmem.

buraya ilk gelişimde* babam 2.anjiyoyu oldu- ve bana haber vermemişler tesadüfen öğrendim- diğeri de yine babamın geçen hafta kolonoskopiye girmesi ama yine bana söylememeleri. onu da yine doğum yapacak kuzenim elif'in pozitif çıktığını duymamla beraber tesadüfen öğrendim. neyse çok şükür ikisi de iyi. kolonoskopiden sıkıntılı bir şey çıkmamış, elif iyiymiş, bebiş de sağlıklı şükür.

daha önce de bir keresinde tesadüfen önce tuba aradı konuştuk, sonra ablamla mesajlaştık, hemen ardından babam arayınca birine bir şey mi oldu da bana söylemiyorsunuz diye açtım telefonu, babam yok kızım öylesine aradım dedi vs. açıkladım böyle böyle olunca, beni yokluyorsunuz da bir şey söylemiyorsunuz diye düşündüm dedim.

kimseye bir şey olmasın, ne ben buradayken ne türkiye'deyken, ama ben buradayken hiç olmasın. 

sevdiklerine bir şey olacak tedirginliği veya onları kaybetme korkusu varsa biraz, mesafe uzayınca o duygu daha bir tetikleniyor. yaşadığımız sürece bu duygu var olacak aslında, ha hep beraber yanyana olalım ha uzakta.

*buraya ilk gelişim dediğim, brp kartımı almak için 15 ocak'ta geldim, istanbul'daki işimden istifa edip, ihbar sürem içinde de izin hakkımı kullanarak ocak ortasında gelip sonunda da dönmeyi planlamıştım. böylece brp'yi halletikten sonra istanbul'a dönüp hem moda'daki evi boşaltma işlerini yapacak hem de arkadaşlarımla vedalaşacaktım. ancak covid sebebiyle istanbul'a uçuşlar askıya alındı ve benim dönüşüm şubat sonunu buldu. o arada brp'nin yanısıra, burada kalacağım evi kiraladım neyse ki. istanbul'a döndüğümde de moda'daki evden ayrıldık. hüzünlü bir ayrılış oldu benim için, türkiye'ye döndüğümde istanbul'da yaşayacaksam yine moda'da olsun isterim.
londra'ya ikinci ve temelli gelişim 14 mart'ta oldu. ama bu gidiş geliş arasında görüşmek istediğim herkesle görüşemedim, hem zaman kısıtı hem covid önlemleri sebebiyle.

BRP dediğimiz business residence permit böyle bir kimlik kartı işte.

BRP ilgili postaneden gidip şahsen alınıyor. hangi postaneden alınacağı başvuru sonucunda gelen mektupta da belirtiliyor.
brp'yi de kaybetmemek gerek zira tekrar çıkartması bir ton iş. brp türkiye-ingiltere arası giriş çıkışlarda vize yerine geçiyor, tabii pasaportla beraber. 

ilaveten burada banka hesabı açarken, resmi işlerde, şirket açılışı yaparken vs lazım.
(bu işlemler online veya posta yoluyla olduğu için fotoğrafı veya fotokopisi kullanılıyor ama havaalanı girişinde kartın kendisini göstermek gerekiyor)



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bosluk-finilfih

kesin bir yerlerde, bir dilde, "aklindan yuzlerce cumle gecirip hicbirsey soylememek" anlamina gelen tek bir kelime vardir, yoksa da ben hemen yaratiyorum: "finilfih" bu aralar finilfihim biraz. yazacak dusuncem, anlatacak duygum olmadigindan degil. sacma sapan seyler de var, cok tatli seyler de. sadece paylasima kapaliyim bu ara, gecer ama yakinda.

Planladigim sey bu degildi

Hosbulduk!  Bu ara butunlesik saglikli yasam amaciyla (tercumesi akil sagligimi korumak)  gunluk 20-30dk arasi yuruyus yaptigim parkin kapisi. Yani amacim senede bir, iki senede bir yazmak degildi buraya. Aklima estikce bile yazamadim. Zannetme ki unuttum, iki senedir aklima bir cok kez geldi buraya bir seyler dokmek veya paylasmak. Bir cok gezi yaptim mesela sevdiklerimle (Nantes, Ibiza, Lisbon, Valencia, Brittany, Limoges, Guney Afrika, Los Angeles-San Francisco, Kas), onlari aktarmak istedim ara ara, sonra zaman uzayinca amaaan dedim ve isin kolayina kacip instagram postu olarak yayinladim. Sonra birkac kez canim cokca sikildi, genel hayatla, dünyada ve turkiye'de olanlarla ilgili olarak bu. Son 1 senedir de dunyada olup bitenler bayagi domine eder oldu duygu ve dusuncelerimi. Insanlik olarak nereye gittigimizi sorguluyorum. AI ve robotlar bizim icin tehlike mi diye dusunurken, bizzat insanligin kendisi icin en buyuk tehlike oldugunu goruyoruz. Tabii AI ve robotlar neden te...

gecen sene bu zamanlar

bir yol telasi, bir yeni hayata baslangic heyecani, bir birakip gitme huznu, bir tanimlanamayan ama tartsan 100kg gelecek duygu yogunlugu... 15 Ocak'ta Londra Stansted'tan ilk girisim, ay sonunda donup evi kapatirim, isimden ayrilisimi tamamlarim derken, sinirlarin kapatilmasi ve Subat sonuna kadar burada kalisim. O periyotta ev tutarak, buradaki yerlesikligimin ilk resmi adimini atmam, duygu dalgalanmalari, kopuslar, donusler, alismalar, ozlemeler, aglamalar-ama deli gibi, kavusmalar, hastaliklar, mutluluklar-sanki hep oyleymisiz gibi, geriye geriye gelisler derken burada tekrar tasinmam ve sanki hem goz acip kapayincaya kadar, hem 3 sene gibi gecen 1 sene. bazi seyler hic degismezken, cok seyler de degisti. birak satir aralarini, kelime aralarinda yazmadiklarimdan 50 sayfa daha cikar. kendi hayatimin senaryosunu ben yazsam (biz yazmiyor muyuz zaten?!) boyle olmazdi, ama simdiye kadar iyi ve kotusuyle butun olarak bakinca fena gitmemis. hele su siralar sahnelenen kisim cok iyi...