Ana içeriğe atla

Kayıtlar

simdi sirada guzel seyler

aslina bakarsan, ofisteki bazi sacma sapan durumlari saymazsak, hayatimda uzun suredir ya normal seyler oluyor, ya cok guzel seyler. haliyle, kotu bir sey mi gelecek/olacak hissi mevcut. simdilik bunu es geciyorum. yine de ayan beyan yazmayacagim, cunku ne zaman %99 kesinligi olan bir seyden bahsetsem %1'lik olasilik devreye giriyor, gibi gibi oluyor. hep kendi hayatimda da olmasi icin ozendigim, eksikligini dert ettigim, uzerine hayaller kurdugum, olmama sebebini hep kendime bagladigim, olan hali cok tatli bir sey. mutluluk veren sey. sonraaaa, evle ilgili keyfim yerinde. kucuk kucuk degisiklik planlari yapiyorum dekorasyon olarak. her sey var cok sukur, ancak evin hissettirdigi duyguyla ilgili boyle nasil tarif etseeeem; yagi, limonu, baharati, yesilligi tam da nar eksisi unutulmus kisir gibi ya da yaz aksami serininde balkonda otururken iceriden almaya usendigin salin eksikligi gibi, cok tatli bir yagmur yagmis da toprak kokusu yayilmamis gibi. neyse iste, bulacagim o eksik reng...

bosluk-finilfih

kesin bir yerlerde, bir dilde, "aklindan yuzlerce cumle gecirip hicbirsey soylememek" anlamina gelen tek bir kelime vardir, yoksa da ben hemen yaratiyorum: "finilfih" bu aralar finilfihim biraz. yazacak dusuncem, anlatacak duygum olmadigindan degil. sacma sapan seyler de var, cok tatli seyler de. sadece paylasima kapaliyim bu ara, gecer ama yakinda.

gecen sene bu zamanlar

bir yol telasi, bir yeni hayata baslangic heyecani, bir birakip gitme huznu, bir tanimlanamayan ama tartsan 100kg gelecek duygu yogunlugu... 15 Ocak'ta Londra Stansted'tan ilk girisim, ay sonunda donup evi kapatirim, isimden ayrilisimi tamamlarim derken, sinirlarin kapatilmasi ve Subat sonuna kadar burada kalisim. O periyotta ev tutarak, buradaki yerlesikligimin ilk resmi adimini atmam, duygu dalgalanmalari, kopuslar, donusler, alismalar, ozlemeler, aglamalar-ama deli gibi, kavusmalar, hastaliklar, mutluluklar-sanki hep oyleymisiz gibi, geriye geriye gelisler derken burada tekrar tasinmam ve sanki hem goz acip kapayincaya kadar, hem 3 sene gibi gecen 1 sene. bazi seyler hic degismezken, cok seyler de degisti. birak satir aralarini, kelime aralarinda yazmadiklarimdan 50 sayfa daha cikar. kendi hayatimin senaryosunu ben yazsam (biz yazmiyor muyuz zaten?!) boyle olmazdi, ama simdiye kadar iyi ve kotusuyle butun olarak bakinca fena gitmemis. hele su siralar sahnelenen kisim cok iyi...

karincalari beslemek

bazen, hele ki aylik dongumun baslamasina yakin zamanlarda, yegenlerimin kucuklugunu, beni kapida coskuyla karsilamalarini, onlarin o pombik elleri, minnos yanaklari, kikirik guluslerini falan hatirlayinca gozlerim doluyor, agzimdan sacma sapan-buraya yazmayacagim zira yazilisi yok- ama sevgi icerikli kelimeler dokuluyor.  tuhaf gelecek ama kendi cocukluk fotograflarimi gorunce de, bir mincirma istegi geliyor fotograftaki kendime. gecen gun biraz daha tuhaf bir duygu durumu yasadim. paylastigim kitap sayfasindaki cumleler beni cocuklugumun-hatta gencligimin- gectigi uskudar'daki odama goturdu. goturmek ne, isinladi. odamin balkon kapisina, kapinin esigine, esikteki karincalara, comelmis karincalara bakan bana. baharla beraber karincalar gunyuzune cikarlar bilindigi uzere. ve tabii balkonlar, camlar da baharla beraber acilir, yaz sonuna kadar kapanmaz olur.  cocukken annemden bazen azar isitmeme neden olan karinca arkadasligimi hatirlatti kitaptaki satirlar.  onlari minik ...

ben kul yutmam!

aynen. ancak dogru yontemlerle gelirseniz komuru cigneterek yedirebilirsiniz. asiri supheci, hemen her seyi kabullenmeyen tarafimin yanisira, bazi oltalara cabuk gelirim. halen bilmeyen kaldiysa, yontem ogretmis olayim diye yaziyorum, kamu hizmeti. birkac ince soz, dusunceli hareket, istikrarli davranisla beni avcunuzun icine aldiniz tebrikler! kolpaligi farkedince, ayni hizla da parmaklarinizin arasindan kayip giderim, o ayri. delik desik olmamin sebebi o.

merhaba, tanisalim mi?

bu kadar ara vererek yazmayi planlamamistim ama oyle oldu. dolayisiyla sondan basa dogru bir ozet yapacagim. bu aralar "bayram tatili", christmas ve yilbasi sebebiyle, 27-28 Aralik ve 3 Ocak tatil. Esasen Xmas 25 Aralik ama haftasonuna denk geldigi icin kimse ekstra tatilinden mahrum kalmasin diye haftaicine tasiyorlarmis. Ne tatlilar :) 27-28 Pztesi ve Sali tatil olunca baya loong weekend tatili oldu bize de.  Xmas'ta her yer kapali, hatta oncesindeki gunlerde de bir cok kafe, restoran tatile coktan cikmis oluyor(mus). Ama Xmas gunu marketler dahil, istisnasiz her yer kapali. Bundan sebep oncesindeki gunlerde herkesi bir ev alisverisi telasi aliyor. Ilk Xmas'i nasil gecirecegim, ne yapayim falan derken, butun gun evdeydim ve aksam kendimi Xmas yemegi hazirlamis ve kendi kendime gecirir buldum. Yemekten sonra M.E. ugradi, baya yakin oturuyoruz, onun da bir dolasasi gelmis, kahve icimlik kadar oturup gitti, degisiklik oldu bana, sagolsun. Sonrasindaki gun de evdeydim, ...

toplantidayim yazma

hikayeye soyle bir baslangic yapip bitirmis de olayim. yeni eve tasindim, henuz wifi yok. olunca uzun yazacagim. sunu da yazmadan gecemeyecegim, bugun 10 kasim ve herkes anma paylasimlari yapti. ben yapmadim. belli bir sebebi yok ama paylasim yapsam ozur dilerdim. cok cok ozur...