Ana içeriğe atla

simdi sirada guzel seyler

aslina bakarsan, ofisteki bazi sacma sapan durumlari saymazsak, hayatimda uzun suredir ya normal seyler oluyor, ya cok guzel seyler. haliyle, kotu bir sey mi gelecek/olacak hissi mevcut. simdilik bunu es geciyorum.

yine de ayan beyan yazmayacagim, cunku ne zaman %99 kesinligi olan bir seyden bahsetsem %1'lik olasilik devreye giriyor, gibi gibi oluyor.

hep kendi hayatimda da olmasi icin ozendigim, eksikligini dert ettigim, uzerine hayaller kurdugum, olmama sebebini hep kendime bagladigim, olan hali cok tatli bir sey. mutluluk veren sey.

sonraaaa, evle ilgili keyfim yerinde. kucuk kucuk degisiklik planlari yapiyorum dekorasyon olarak. her sey var cok sukur, ancak evin hissettirdigi duyguyla ilgili boyle nasil tarif etseeeem; yagi, limonu, baharati, yesilligi tam da nar eksisi unutulmus kisir gibi ya da yaz aksami serininde balkonda otururken iceriden almaya usendigin salin eksikligi gibi, cok tatli bir yagmur yagmis da toprak kokusu yayilmamis gibi. neyse iste, bulacagim o eksik rengi :)

yeni yil planlarim arasinda burada yeni arkadaslar edinmek ve pilates studyosuna yazilmak vardi, subat bitti henuz bu iki seyde degisiklik yok. sanirim biraz yeni insanlarla tanisma gerginligim var, ki kendimi disa donuk, sosyal sanarim. buna bakacagiz.

dunya genelinde bu ara enerji sikintisi konusuluyor. buna bagli olarak uk'de de elektrige zam yapilmasi gundem. genel olarak da son bilmemkac yilin en yuksek enflasyonu varmis burada, %5 civari. Tr'de %5 olsa enflasyon insanlar sudan cikmis baliga doner, ne yapacagini bilemez de mutluluktan delirir. Saka bir yana %5-7 neyse, market fiyatlarina etkisini goruyoruz az bucuk.

marketten cikarken yakaladigimiz S, her sey zamlanmis hale bak dedi. 

Annem ve babamla konusmalarimizda genelde evin bir bolgesi onlardan daha fazla ekran kapliyor, cok ozledim.. 
kurabiye kokusu da geldi mi burnunuza?

banumcumla zahter'e gittik, turk restoran, isletmecisi kadin. 
menusu guzel, kahvaltisindaki her sey cok lezzetliydi. 

bunu da listeye atmistim ne zamandir duruyordu, bir sardim fiiit diye bitti. katilimci 100 kisi uzerinde eglenceli deneylerle genel gecer sorulara cevap arama diye tanimlayabiliriz. ilginc bakis acisi kazandirabilir, ciddiye alip almamak size kalmis ama bence keyifli, oneririm. 100 Humans.














Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bosluk-finilfih

kesin bir yerlerde, bir dilde, "aklindan yuzlerce cumle gecirip hicbirsey soylememek" anlamina gelen tek bir kelime vardir, yoksa da ben hemen yaratiyorum: "finilfih" bu aralar finilfihim biraz. yazacak dusuncem, anlatacak duygum olmadigindan degil. sacma sapan seyler de var, cok tatli seyler de. sadece paylasima kapaliyim bu ara, gecer ama yakinda.

Planladigim sey bu degildi

Hosbulduk!  Bu ara butunlesik saglikli yasam amaciyla (tercumesi akil sagligimi korumak)  gunluk 20-30dk arasi yuruyus yaptigim parkin kapisi. Yani amacim senede bir, iki senede bir yazmak degildi buraya. Aklima estikce bile yazamadim. Zannetme ki unuttum, iki senedir aklima bir cok kez geldi buraya bir seyler dokmek veya paylasmak. Bir cok gezi yaptim mesela sevdiklerimle (Nantes, Ibiza, Lisbon, Valencia, Brittany, Limoges, Guney Afrika, Los Angeles-San Francisco, Kas), onlari aktarmak istedim ara ara, sonra zaman uzayinca amaaan dedim ve isin kolayina kacip instagram postu olarak yayinladim. Sonra birkac kez canim cokca sikildi, genel hayatla, dünyada ve turkiye'de olanlarla ilgili olarak bu. Son 1 senedir de dunyada olup bitenler bayagi domine eder oldu duygu ve dusuncelerimi. Insanlik olarak nereye gittigimizi sorguluyorum. AI ve robotlar bizim icin tehlike mi diye dusunurken, bizzat insanligin kendisi icin en buyuk tehlike oldugunu goruyoruz. Tabii AI ve robotlar neden te...

gecen sene bu zamanlar

bir yol telasi, bir yeni hayata baslangic heyecani, bir birakip gitme huznu, bir tanimlanamayan ama tartsan 100kg gelecek duygu yogunlugu... 15 Ocak'ta Londra Stansted'tan ilk girisim, ay sonunda donup evi kapatirim, isimden ayrilisimi tamamlarim derken, sinirlarin kapatilmasi ve Subat sonuna kadar burada kalisim. O periyotta ev tutarak, buradaki yerlesikligimin ilk resmi adimini atmam, duygu dalgalanmalari, kopuslar, donusler, alismalar, ozlemeler, aglamalar-ama deli gibi, kavusmalar, hastaliklar, mutluluklar-sanki hep oyleymisiz gibi, geriye geriye gelisler derken burada tekrar tasinmam ve sanki hem goz acip kapayincaya kadar, hem 3 sene gibi gecen 1 sene. bazi seyler hic degismezken, cok seyler de degisti. birak satir aralarini, kelime aralarinda yazmadiklarimdan 50 sayfa daha cikar. kendi hayatimin senaryosunu ben yazsam (biz yazmiyor muyuz zaten?!) boyle olmazdi, ama simdiye kadar iyi ve kotusuyle butun olarak bakinca fena gitmemis. hele su siralar sahnelenen kisim cok iyi...