Ana içeriğe atla

merhaba, tanisalim mi?


bu kadar ara vererek yazmayi planlamamistim ama oyle oldu. dolayisiyla sondan basa dogru bir ozet yapacagim.

bu aralar "bayram tatili", christmas ve yilbasi sebebiyle, 27-28 Aralik ve 3 Ocak tatil. Esasen Xmas 25 Aralik ama haftasonuna denk geldigi icin kimse ekstra tatilinden mahrum kalmasin diye haftaicine tasiyorlarmis. Ne tatlilar :)

27-28 Pztesi ve Sali tatil olunca baya loong weekend tatili oldu bize de. 

Xmas'ta her yer kapali, hatta oncesindeki gunlerde de bir cok kafe, restoran tatile coktan cikmis oluyor(mus). Ama Xmas gunu marketler dahil, istisnasiz her yer kapali. Bundan sebep oncesindeki gunlerde herkesi bir ev alisverisi telasi aliyor.
Ilk Xmas'i nasil gecirecegim, ne yapayim falan derken, butun gun evdeydim ve aksam kendimi Xmas yemegi hazirlamis ve kendi kendime gecirir buldum. Yemekten sonra M.E. ugradi, baya yakin oturuyoruz, onun da bir dolasasi gelmis, kahve icimlik kadar oturup gitti, degisiklik oldu bana, sagolsun.

Sonrasindaki gun de evdeydim, kisa bir yuruyuse ciktim, aksam pilates yapip uzerine film izledim.
Bugun de evde olmayayim artik diye, hem de merak ettigimden son Matrix'i izlemeye gittim. Sokaklarda baya insan vardi ama sanki turist gibiydi cogu, belki onlar da benim icin oyle dusunmustur.

Velhasili kendimle date halindeyim birkac gundur; kitap okuyup, film izleyerek, insanlari ve kendimi dusunerek, pilates sirasinda da zihimi bosaltarak gecirdim diyebilirim. Yakinda bu iliski ciddiye biner ben diyim :))

"Date" demisken, yine imkansiz asklarin sahibi olarak- tamam tamam kendimize olumsuz kosullanma icerecek yuklemeler yapmiyoruz-... ne diyodum... aramiza pandemi girdi diyip ozet geceyim, detay yazmayacagim. 

Annem ve babam covid oldu, hafif atlatiyor gibiler, insallah boylece gecmis olur. Yani fena olmadiklarini gordum, buna biraz rahatladim. Ve kafamda senaryolar kurup kaygilanmamaya calisiyorum ama yine de aklim onlarda. (Bu arada dayimlar ve teyzemler de oldu ve atlattilar, sene sonunda herkes bir siradan gecti)

Yeni evimi pek seviyorum, yani zihnen sevmistim de, ruhum da yerlesti gibi. Simdi de vize kaygisiyla baglantili bir endise basladi.
Aralik basinda uzatma basvurumu yaptim, insallah bir aksilik olmaz. Yani standartlara uygun sekilde belgelerimi hazirladim ve yukledim. Sonuc en erken 8 haftaya cikar diyolar, 3 senelik versinler de, cevap 10 haftaya ciksin raziyim. -burada dua icerikli birkac soz-

Kendimi dusunerek gecirdim dedim ya, super bir aydinlanma yasayip astim diyecegim bir sey olmadi tabii.
Ama gerek yeni yasima 1ay once girmis olmam, gerek Xmas'taki hislerim (hani bizde bayramda herkes bir araya gelir ya, burada da Xmas oyle gibi ve ben yalniz gecirdim, ondan kaynakli huzun gibi bir sey oldu ama kimse aglamadi) gerekse birkac gun sonra yeni yila girecek olmamizla baglantili, hayatimda artik fazlalik tutmamaya karar verdim.
Bir de insanlari idare edeyim, ince davranayim derken, icimi sikmamaya, 3 gun kafamin icinde diyaloglar yasamamaya.
Sonra, bazi hassasiyetlerimi tekrar gozden gecirdim. Beni ben yapan kisimlarla yoluma devam ederken, artik benden yontan kisimlarla vedalasmaya karar verdim.
Bunlar ha deyince olmayacak ve olurken hem ben hem cevrem etkilenecek belki ama hepimiz boyle evrilmiyor muyuz?

Kendime Londra'da yasayan Sevgi olarak yukledigim-yuklendigini hissettigim- misyonu da sirtimdan cikartiyorum. Akisin icinde bulunmaya calisacagim, oyle ya da boyle.

Kendimi ve yaptigim seyleri kucumsemeyip, yenileri icin cesaretlendirecegim.

Ve elimden geldigince, cevremde tuttugum insanlara sevgimi gosterip, takdirlerimi dile getirecek, guzel etkiler olusturmaya calisacagim.

Niyetlerimi gerceklestirebilmem icin; dirayet, olumlu bakis acisi, akil ve enerji diliyorum.

Gecen ay, Sting sarkilariyla duzenlenmis dans gosterisine yalniz, Hyde Park'ta kurulan Winter Wonderland'e ve Cadilar Bayrami'na, bu ay ortasinda Candle Light konserine B.'yla, bolbol Covent Garden tarafina, arada Angel'a, birkac kez de Oxford-Picadilly-Regent Street ucgenine ve bu ay basinda Wicked muzikaline gittim.
Yeni yil planlarimda soguk gunlerde muze gezmek, iyi havalarda sokaklarda dolanmak, kafama yatan bir kursa yazilmak falan var. Bakalim kismet.










Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bosluk-finilfih

kesin bir yerlerde, bir dilde, "aklindan yuzlerce cumle gecirip hicbirsey soylememek" anlamina gelen tek bir kelime vardir, yoksa da ben hemen yaratiyorum: "finilfih" bu aralar finilfihim biraz. yazacak dusuncem, anlatacak duygum olmadigindan degil. sacma sapan seyler de var, cok tatli seyler de. sadece paylasima kapaliyim bu ara, gecer ama yakinda.

Planladigim sey bu degildi

Hosbulduk!  Bu ara butunlesik saglikli yasam amaciyla (tercumesi akil sagligimi korumak)  gunluk 20-30dk arasi yuruyus yaptigim parkin kapisi. Yani amacim senede bir, iki senede bir yazmak degildi buraya. Aklima estikce bile yazamadim. Zannetme ki unuttum, iki senedir aklima bir cok kez geldi buraya bir seyler dokmek veya paylasmak. Bir cok gezi yaptim mesela sevdiklerimle (Nantes, Ibiza, Lisbon, Valencia, Brittany, Limoges, Guney Afrika, Los Angeles-San Francisco, Kas), onlari aktarmak istedim ara ara, sonra zaman uzayinca amaaan dedim ve isin kolayina kacip instagram postu olarak yayinladim. Sonra birkac kez canim cokca sikildi, genel hayatla, dünyada ve turkiye'de olanlarla ilgili olarak bu. Son 1 senedir de dunyada olup bitenler bayagi domine eder oldu duygu ve dusuncelerimi. Insanlik olarak nereye gittigimizi sorguluyorum. AI ve robotlar bizim icin tehlike mi diye dusunurken, bizzat insanligin kendisi icin en buyuk tehlike oldugunu goruyoruz. Tabii AI ve robotlar neden te...

gecen sene bu zamanlar

bir yol telasi, bir yeni hayata baslangic heyecani, bir birakip gitme huznu, bir tanimlanamayan ama tartsan 100kg gelecek duygu yogunlugu... 15 Ocak'ta Londra Stansted'tan ilk girisim, ay sonunda donup evi kapatirim, isimden ayrilisimi tamamlarim derken, sinirlarin kapatilmasi ve Subat sonuna kadar burada kalisim. O periyotta ev tutarak, buradaki yerlesikligimin ilk resmi adimini atmam, duygu dalgalanmalari, kopuslar, donusler, alismalar, ozlemeler, aglamalar-ama deli gibi, kavusmalar, hastaliklar, mutluluklar-sanki hep oyleymisiz gibi, geriye geriye gelisler derken burada tekrar tasinmam ve sanki hem goz acip kapayincaya kadar, hem 3 sene gibi gecen 1 sene. bazi seyler hic degismezken, cok seyler de degisti. birak satir aralarini, kelime aralarinda yazmadiklarimdan 50 sayfa daha cikar. kendi hayatimin senaryosunu ben yazsam (biz yazmiyor muyuz zaten?!) boyle olmazdi, ama simdiye kadar iyi ve kotusuyle butun olarak bakinca fena gitmemis. hele su siralar sahnelenen kisim cok iyi...