yani aslında yaz geldi demek istiyor insan, haziran ne de olsa. ama henüz bahara yeni eriştik.
birkaç gündür hava nasıl tatlı bir sıcak, pencereyi açtığımda yüzüme bahar vuruyor, bir bahar kokusu. hava 22-26 derece arası gidip geliyor.
bahar kokusu demişken, çiçekler, çimenler değil bahsettiğim, onlar ayrı.
böyle havada bir koku olmasa da hissedilen bir koku hali.
nemle beraber ısının burnunda oluşturduğu kuru-yaş ve uzaklardan bir yerlerden sana ulaşmaya çalışan olumlu bir şeyler oluyor haberinin duygu hali.
böyle havada bir koku olmasa da hissedilen bir koku hali.
nemle beraber ısının burnunda oluşturduğu kuru-yaş ve uzaklardan bir yerlerden sana ulaşmaya çalışan olumlu bir şeyler oluyor haberinin duygu hali.
güneş seven insanlara bahar coşku veriyor. ben de o gruba dahilim. yağmur ve karanlık sevenleri anlayamayacağım.
güneş nedense umut demek, keyif demek, eğlence, neşe, enerji, serpilmek, çiçek gibi açılmak, ne istiyorsan yapabilirsin demek gibi geliyor bana. duygusal bir bağlanma.
halbuki sadece güneşi görüyor, ısıyı hissediyoruz. görmediğimizde de orada, hava yağmurlu ve karanlıkken de var ışık, ısı, ama bize değmiyor.
filmlerde kötü şeylerin bulutlu karanlık havalarda olması, neşeli ve umut dolu şeylerin güneşli aydınlık havalarda yaşanmasının bilinçaltımıza etkisi mi bu, yoksa daha derinlerde, çocuklukta, öncesinde atanan bir kod mu bilmiyorum.
bugün biraz kapattı hava ama yarın yine parçalı güneşli. yaşasın!
benim için kapalı ve açık havada değişmeyen tek şey zor konsantrasyon ve çalışmama isteği : )))
kapalı havada sıkıntı bastığı için, güneşli havada içeride durmak istemediğim, içim kıpraştığı için.
derde bak, çok şükür dedirtir : )
Yorumlar
Yorum Gönder