Ana içeriğe atla

yeni yas, yeni sene ve gectigimiz gunler

Az once kendime yeni yil mektubu yazarken, burayi unuttugumu farkettim :)

Bir ozet geceyim dedim, malum Ocak ayinda buradaki 2.yilim da dolacak.

Londra'daki hayatim normal akisinda devam ediyor, is-ev, arada bir arkadaslarla bulusmacalar vs.

Gecen Kasim ayi sonunda baslayan guzel bir maceram var, seneyi devriyesi hatta bak. Butun hayatim boyunca "soyle de bir sey yasasam ne guzel olur ama, olmaz, olsa da benim basima gelmez" dedigim sey oldu. Umarim uzun sure de devam eder. 💙

Kasim sonunda 45 yasima girdim. Parti falan olmadi, sessis sedasiz giriverdim oyle.
Canim J. gelmisti, onunla yemek yedik kutlama icin.

Bu sene baya gezdim, yeni yerler gordum. Edinburgh icin post acmisim ama tamamlamamisim, burada bahsedeyim Mart ayinda J. ile Londra'dan Glasgow ve Edinburgh'a trenle gittik. Glasgow'da 1 gun gecirip hemen Edinburgh'a gitsek daha iyi olurmus, Glasgow'da yapacak pek bir sey yoktu. Tuhaf bir sekilde cok fazla muzik magazasi ve dovme studyosu vardi ama hepsi de kapaliydi, diger isletmeler de %70 oraninda kapaliydi. Anlamadik pek neden diye. 
Edinburgh cok guzeldi, hem kentin dokusu hem insanlar falan harikaydi, tekrar gidilebilir.

Kendime 2.el bisiklet aldim.
Benim icin minnak, ama artik genc kiz olan kuzucuk kuzenim N. sozlendi.

Sonra Nisan sonu-Mayis basi, Istanbul'a gittim. Arkadas ve aile ile hasret gidermece, doping oldu bana.

Mayis'ta British Museum'a gittik yine. Sagolsun firsat buldukca geldi de Londra'da "neighbourhood" kesifleri yapabildik. 

Yine mayis'ta N. ve S. nisanlandi.

Haziran'da arkadaslarim N., D., V. ve S. ile South-end On Sea'ye arabayla gunubirlik gidip geldik, S'lerin arabasiyla. En uzun rihtim varmis orada, ucuna kadar yuruduk, donusunu trenle yaptik. Deli ruzgar vardi zira, geri yurumeyi gozumuz yemedi. Denize girmeye de gidilebilir oraya. Londra'ya yakin top 10 plajlar listesinde. 

Aralarda D. ve N. ile parka gitmek icin bisiklet kullandim, yoldaki tedirginligim baya azaldi, ozellikle tasit trafigine algim alisti. Belki bu sene de ehliyete basvururum. O da hem online test hem direksiyon sinavi seklinde oluyormus.

Schengen vizesine basvurmustum, cikinca Temmuz ayinda Fransa'ya gittim. Vizemin cikacagi belli olmadigindan biraz surpriz bir sekilde, Fransa'da Red Hot Chili Peppers konseri izledim, bileti son anda alip, J. ve A. ile gitttik. Sonraki gun J'nin arkadasinin bahcesinde S.'nin dogum gunu partisine gittik. Hem arkadaslariyla tanismak, hem yeni bir kultur gormek acisindan benim icin guzel bir deneyim oldu. Kisa bir Paris gezisi de yaptik, tum turistik yerleri ve tabii  Champs-Élysées'i de gordum. Ama tekrar gidilebilir. (Strasburg'u oneriyorlar gormek icin, merak ettim)

Ayni ay icinde J. ailesiyle Kanada'ya gidip dondukten sonra, Fransa'nin kuzeyindeki Brittany bolgesine gittik. Bu defa Londra-St.Pancras istasyonundan trenle gectim Fransa-Gar du Nord'a. Binis-inis arasi 2 saat kadar suruyor ve oncesinde ucaktaki gibi detaylar olmadigindan daha pratik ve gayet rahat bir yolculuk oluyor.
Britanny bolgesi icin arabayla 6 saatlik yolculuk sonrasi, C.'nin evine ulastik. Yol da keyifli gecti, sohbet ve muzikle.
C.'nin evi deniz kenarina cok yakindi. Brittany bolgesi kucuk yerlesim yerlerinden olusuyormus, biz gittigimizde sansimiza hava kapaliydi ama 1 gun denize girdik, 1 gun kanoyla turladik ve diger bir gunde de kum altindan kabuklu hayvanciklari bulmaya calistik.
Ah onemli bir detay, bu bolgede gel-git oluyormus. 6-8 saatte deniz bir var bir yok, muhtesem bir doga olayi gercekten. Daha once gordugum gel-gitler 5-10cmlik degisikliklerdi. Bu bolgede ise daha buyugune sahit oldum. Ada diye gordugumuz yere ertesi gun yuruyerek gittik, inanilmaz degisik bir sey. Iste deniz kabuklularini da deniz gittiginde (aslen deniz olan yerlerin kumundan) kucuk bahce aleti veya kasikla bulmaya calisiyorsun. Midye gibimsi seyler.
Brittany'de surekli bir seyler yedik, "apero time" sonrasi lezzetli aksam yemekleri.

Yemekten konu acilmisken, Fransa'daki yeme-icme kulturu cok guzel, lezzetli, keyifli, ancak cok tehlikeli :)) kilo almak icin birebir uygun ve kolestrol icin "dost"! Et yemedigim icin et kolestrolunden yirtiyorum ama peynir! Ah o peynirler, cok guzel peynirler var!! mont d'or, camembert ve raclette :P

Brittany donusunde de, rotayi biraz degistirip Normandy bolgesindeki St. Michel'e (Mont-Saint-Michel) ugradik. Burasi da gel-gitin oldugu bir yer ve bolgeye adini veren yer, eskiden kesislerin ibadethanesi olan bir kule/kale. Deniz cekildiginde ortada bir kale gibi kaliyor (biz gittigimizde de oyleydi), deniz yukseldiginde ise adacik uzerindeki bir yer oluveriyor. Etkileyici fakat cok kalabilikti, turistik ve kucuk bir yer oldugundan.

Bu sene yeni bir dovme yaptiririm diyordum ama olmadi, seneye artik kismet :))

Sene icinde firsat buldukca B. 'le bulusup vakit gecirdik.

Agustos basinda J. ile Brighton'a gittik, gunubirlik ve denize girdik, vuhhuu!! Brighton normalde serin ve suyu da buzzzz gibi oluyor, bizim Bozcaada gibi. Biz de belki ayagimizi sokmayi deneriz diyorduk, veeee inanilmaz derecede yuzulebilir sicakliktaydi. Yani sicak degildi ama icinde durup yuzebilecek seviyede iyiydi. 
Brighton ve Britanny farkli kitalarda ayni denize bakiyor tabii. (cografya dersi bu kadar) :)

Agustos sonu surpriz bir sekilde Istanbul'a gittim, cok ozlemistim herkesi ne kadar iyi geldi anlatamam.
Bu ara yine ozlem basti ama biletler cok pahali, Ocak ortasi-sonrasi gibi planlarim belki.

Eylul ayinda Queen Elizabeth vefat etti, oglu Charles kral oldu, ben Fransizca kursuna kayit oldum. Ahaha, sanki baglantili seyler gibi arka arkaya yazdim. (Bu arada Aralik ortasinda beginner1'i tamamladim, her seyi tabii ki cozmedim ama kelimeler, sozler eskisi gibi yabanci degil. Dusun beginner1, 2 ve 3 olarak 3 beginner var :D)

Eylul ortasinda Valencia'ya deniz tatiline gittik, sansimiza 2 gun bulutlu ve yagmurluydu. O gunlerde biz de eski kenti falan dolastik, yaz yagmuru oldugundan cok canimizi sikmadi. Sangria ve tapas'la, market bolgesi gezmekle mutlu olduk. Gunesi buldugumuz gunlerde de denize girdik. Upuzuuuuuun ve genis kum plajlari var, plaj kenarinda da restorantlar, kafeler.
Bana ilginc gelen bir detay, plajlarda %30 kadar insan ustsuzdu. Ciplaklar plajini merak ediyordum, boylece merakim biraz gecmis oldu :)) Buna ragmen bir gun plajdan cikip bir seyler atistirmak icin gittigimiz kafede, tuvalete gitmek istedigimde kadin bana kiyafet giymemi soyledi. Cok sinir olduk, pek de bir sey demedik ve sonra anladik ki sadece o kafede oyle bir giciklik var, digerlerinde sorun olmadi.

Eylul sonunda 4 gunlugune Istanbul'a gittim, N. ve S.'nin nikahi icin :)

Kasim basinda J. cocuklarla 3 gunlugune Londra'ya geldi, onlarla 1 gun kisa bir Londra gezisi yaptim, Camden, Kensington Palace, Buckingham Palace, Big Ben, Covent Garden derken neredeyse 20k adimla gun tamamladik. Onlar ayrica gezdiler diger gunlerde.


Kasim ortasinda arkadasimiz Ozan'i kaybettik, sarsici oldu, cok uzgunum... hastaligini duydugumda sok etkisi yapmisti... esi C. ve kucuk kizi icin sabir ve saglik dilemekten baska bir sey yapamadim... gittigin yer cennet olsun, orada huzurlu ve mutlu ol Ozi...

************* 


Ve en son gectigimiz hafta Disneyland'a gitmek icin 3 gunlugune Fransa'ya gittim yine :) Havanin en soguk oldugu gunlerde gittim, elimiz ayagimiz dondu ama cok keyifli gecti, cok mutlu oldum.
Ondan once J'nin geldigi hafta Londra'da 1 karis kar yagmisti 1 gecede. Ilk yagdiginda bazi havalimanlarindaki ucuslarda sikinti olmus da, neyse ki sonra duzenlenmis.

Baya gezmisim, bakalim sonraki yolculuklar nereye :) Benim gittigimin kac kati kimbilir aralarda J.'geldi, o zamanlarda Londra'da gezdik, parklara gittik.

Tabii ki yuzlerce foto var, ama onlari buraya eklemek cok uzun surer. Belki bir kac tane eklesem guzel olur, bilemedim.

Onumuz yilbasi, yine yeni yildan beklentilerimizi soyleyecegiz. Aslinda her yeni gunden.

Ben yine kendime notlar yazacagim defterime, yapmak istediklerim, dileklerim, planlarim (benim oyle planim olmaz gerci ama neyse)

Umarim her sey daha guzel olur, herkes icin.

Sahip olduklarimiza cok cok sukur, daha iyisi ve guzeline ulasmak da nasib olsun.
Olmayana da sukur, daha hayirlisi bizi bulsun.

Alistigimizdan geri dusmeden; sevelim, sevilelim, kiymet bilenlerimiz olsun ve kiymet bilelim.

Saglik, huzur, mutluluk, maddi-manevi kazanc, sevgi ve ask bizlerin olsun.

💙👌🙌🙏💚






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

bosluk-finilfih

kesin bir yerlerde, bir dilde, "aklindan yuzlerce cumle gecirip hicbirsey soylememek" anlamina gelen tek bir kelime vardir, yoksa da ben hemen yaratiyorum: "finilfih" bu aralar finilfihim biraz. yazacak dusuncem, anlatacak duygum olmadigindan degil. sacma sapan seyler de var, cok tatli seyler de. sadece paylasima kapaliyim bu ara, gecer ama yakinda.

Planladigim sey bu degildi

Hosbulduk!  Bu ara butunlesik saglikli yasam amaciyla (tercumesi akil sagligimi korumak)  gunluk 20-30dk arasi yuruyus yaptigim parkin kapisi. Yani amacim senede bir, iki senede bir yazmak degildi buraya. Aklima estikce bile yazamadim. Zannetme ki unuttum, iki senedir aklima bir cok kez geldi buraya bir seyler dokmek veya paylasmak. Bir cok gezi yaptim mesela sevdiklerimle (Nantes, Ibiza, Lisbon, Valencia, Brittany, Limoges, Guney Afrika, Los Angeles-San Francisco, Kas), onlari aktarmak istedim ara ara, sonra zaman uzayinca amaaan dedim ve isin kolayina kacip instagram postu olarak yayinladim. Sonra birkac kez canim cokca sikildi, genel hayatla, dünyada ve turkiye'de olanlarla ilgili olarak bu. Son 1 senedir de dunyada olup bitenler bayagi domine eder oldu duygu ve dusuncelerimi. Insanlik olarak nereye gittigimizi sorguluyorum. AI ve robotlar bizim icin tehlike mi diye dusunurken, bizzat insanligin kendisi icin en buyuk tehlike oldugunu goruyoruz. Tabii AI ve robotlar neden te...

gecen sene bu zamanlar

bir yol telasi, bir yeni hayata baslangic heyecani, bir birakip gitme huznu, bir tanimlanamayan ama tartsan 100kg gelecek duygu yogunlugu... 15 Ocak'ta Londra Stansted'tan ilk girisim, ay sonunda donup evi kapatirim, isimden ayrilisimi tamamlarim derken, sinirlarin kapatilmasi ve Subat sonuna kadar burada kalisim. O periyotta ev tutarak, buradaki yerlesikligimin ilk resmi adimini atmam, duygu dalgalanmalari, kopuslar, donusler, alismalar, ozlemeler, aglamalar-ama deli gibi, kavusmalar, hastaliklar, mutluluklar-sanki hep oyleymisiz gibi, geriye geriye gelisler derken burada tekrar tasinmam ve sanki hem goz acip kapayincaya kadar, hem 3 sene gibi gecen 1 sene. bazi seyler hic degismezken, cok seyler de degisti. birak satir aralarini, kelime aralarinda yazmadiklarimdan 50 sayfa daha cikar. kendi hayatimin senaryosunu ben yazsam (biz yazmiyor muyuz zaten?!) boyle olmazdi, ama simdiye kadar iyi ve kotusuyle butun olarak bakinca fena gitmemis. hele su siralar sahnelenen kisim cok iyi...